2 Mayıs 2011 Pazartesi

illuminati hakkında herşey

İllüminati'ye Giriş

1776`da kuruldu bunlar ve amaçları dünyanın tek hakimi olmaktır. amerika`nın kuruluşu da aynı tarihtir ve tarihteki ilk mason devleti abd`dir.

İllüminati`yi kuranların ataları 11-12. yüzyılda avrupa`da yaşayan tapınak şovalyeleridir, bu asil lavuklar kabala denen kitabı kudüs`ten almak için 1. haçlı seferi`ni düzenlemişlerdir. Haçlı seferi`nin en temel nedeni budur.

Kabalistik öğretide evrene, paralel evrenlere, yaradılışa, fizik kurallarına kadar inanılmaz bilgiler vardır. Ayrıca kabala kodla yazılmıştır, orhan pamuk`un kitaplarına benzemez yani, okuyup da anlamak her babayiğidin harcı değildir.

Newton mesela kabala`yla çok haşır neşir olmuş bir bilim adamıdır ve günümüz fiziği tamamen bu dallamanın yasalarına dayalıdır.



Aleister Crowley

Aleister Crowley ismine yoğunlaşacam.

İsmine yazılmış şarkıları da vardır bu admın, mesela ozzy osbourne`ün mr. crowley`i gibi.

Bu çok enteresan bi abimizdir. Yüksek dereceli masondur sanırım 33. dereceden. Kendii simyacı, hedonist, büyücü gibi sıfatlarla bilinir ve aynı zamanda satanisttir. Şeytan çağırma ritüellerine ait ses kayıtları da vardır.

Golden dawn (altın şafak) adlı masonik satanist cemiyetin kurucusudur.

Şeytan`ın oğlu golem`i dünyaya getirmek istemiştir. acayip bi herif olm bu.

He bi de oğlunun adı Ataturk crowley`dir. Atatürk hayranıymış adam.



Bones and Skulls

Bu anlatacaklarımı kaldıramayabilirsiniz, fakat komplo değil, gerçektir.

Bush ailesi Bones & Skulls (Kemikler ve Kafatasları) adlı satanist cemiyetin en yetkili mensuplarındandır. Bush ailesi kendilerini Mecüc (İncil`de Magog diye geçer) kavmi olarak görmektedir. Hatta büyükbaba Prescott Bush, bu cemiyetin bir ayininde Deccal (Antichrist) olarak vaftiz edilmiştir.

George Bush`un (Körfez Savaşı zamanındaki başkanları, baba Bush işte) Yeni Dünya Düzeni`ni (New World Order) dünyaya duyurduğu tarih ise 11 Eylül 1990`dir.

11 Eylül 2001'deki terör saldırıları ise yine bir illüminati tezgahıdır. 11 eylül saldırısı bahanesiyle önce Afganistan işgal edilerek uyuşturucu pazarı ele geçirilmiştir. Zira bugün bile dünyadaki afyonun %90`ı Afganistan`da üretilir.

Ardından da malumunuz Irak ve petrolleri ele geçirilmiştir.



Satanizm İle Bağlantıları

İllüminati`nin, masonluğun asıl hizmet ettiği şeytandır. Dinleri satanizmdir. Satanist deyince aklınıza siyah giyinip kedi kesen sik beyinli gençler gelmesin, bones and skulls yazın google`a görün işte kimler kimler üye. Amerika`da bugün 4 milyon satanist olduğu söyleniyor.

Mısır çok acayip bir medeniyetti, sanırım şu an bile bilinmeyen bir çok şeyi biliyorlardı. Başka boyutlardaki x`lerle (şeytan, ruh, neyse artık) temas kurabilmenin bir girdap oluşturabilmekten geçtiğini bulmuşlardır. Bu girdaplar ise en iyi piramit ve sekizgen yapıların kubbelerinde oluşturulur. Piramitlerin sırrı da budur. firavunlar zaten acayip adamlardı. şeytana hizmet ediyorlardı onlar da. Ayrıca bugünkü ingiliz kraliyet ailesi firavun soyundan gelmektedir.

Özellikle abd`de piramit şeklinde birçok yapı vardır.

Washington anıtının boyu 555 feet, temeli ise 111 feet boyundadır. Toplayınca 40 yapıyor dimi? Ayrıca world wide web diye bize kakalanan www ise 666`dır. Zira w ibranice 6`ya tekabül eder.

Peki böylesine bariz şeyleri neden yapıyorlar?

Çünkü deccal ancak o enerji sağlandığında dünyaya gelecektir.

Amaçları da budur.

Peki şeytan`a inanan, aslında allah`a da inanmış olmaz mı? Allah`ın varlığını kabul edip Neden ona değil de şeytan`a iman ediyorlar?

Bunun cevabını ben de çok merak ediyorum. Fakat bana kalırsa, bu herifler kimselerin bilmediği şeyleri biliyorlar. Bu herifler dediğim belki şu an 7 milyara yaklaşan dünya nüfusu arasındaki 2-3 insandır. Devletler üstü güçlerin en tepesindeki bu elit kesim yada onların kabala`yı okumuş, illüminati`yi kurmuş olan ataları ne biliyor olabilirler hiçbi fikrim yok.

Bir diğer sebebi de şeytan`ın vaatleri olabilir. 



Kennedy Suikasti

Kennedy suikastinden konuşayım biraz da.

J.F. Kennedy mason muydu bilmiyorum. Mason olmayabilir. Yada mason olup sonradan ters düşmüş olabilir.

Kennedy`nin son konuşması şudur: http://www.youtube.com/watch?v=EZYfeYhQ9eU

İngilizcesi olmayanlar, seyretmeye üşenenler ve televizyonunu yeni açanlar için kısaca özet geçeyim. Kennedy son basın açıklamasında gizli cemiyetlere giydiriyor. Bu gizli cemiyetlerin bilim, tekonoloji, siyaset, sanat gibi her alana sızdığını belirtiyor. Ve hayatta olduğu sürece bu gizli oluşumların karşısında duracağını söylüyr.

Bu onun son konuşması oluyor.

J.F. Kennedy`nin suikasti fbi tarafından düzenlenmiştir.

Katili olarak yargılanan adam masumdur, işkence altında bile masum olduğunu söylemiştir.

Bu vatandaşın tutuklandığı gün öldürülmesinin ardından Kennedy davası kapanır. Davayı kapatma kararı alan jürinin 2 üyesi yüksek dereceli masonlardır. Kayda alınan amatör çekimlerde Kennedy'ye en az 3 farklı noktadan ateş edildiği belli olmasına karşın, polis bu detayı es geçmiştir. Suikasti düzenlediği gerekçesiyle tutuklanan ve aynı gün emniyet binası önünde öldürülen Lee Harvey Oswald'ın 3 el ateş ettiği ve 2'sinin isabet aldığı kayıtlara geçirilmiştir. Fakat Kennedy'nin vücudunda tam 8 yara izi vardı.





1. Dünya Savaşı ve Milliyetçilik 

Şimdi bildiğiniz gibi bu 1. Dünya Savaşı`nın görünürdeki sebebi, tetikleyicisi, Avusturya-Macaristan veliahtı Franz Ferdinand`ın (grup olanı da ismini burdan alıyordu sanırım öyle bi şey var) bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesidir. 

1. Dünya Savaşı zaten kaçınılmazdı. Savaşın esas sebebini ve devlet arasındaki bloklaşmaları sonra anlatırım, şimdi ana konuya dönüyorum. 

Bakın 1900`lü yılların başında Sırbistan`da bir milliyetçilik rüzgarıdır gidiyor. Bir yerde milliyetçilik varsa, orada kesinlikle masonik bir müdahale vardır. Bu adamların en iyi kullandıkları şey de budur. Çok uluslu bir devlet olan Osmanlı`nın ve şu an bizim bile canımız çok sıkılır bu milliyetçilik davasına. Kürt milliyetçiliği, Ermeni sorunu hep milliyetçilik bazlı olaylardır, her neyse. 

Sırbistan`da o zamanlarda milliyetçilik propagandası gazı var. Aslında yıllardan beri var. Bir yandan Rusya panslavizm politikasıyla sahip çıkıyor bu heriflere, bir yandan da oralarda kurulan mason localarının faaliyetleri var. Zira zaten Sırplar, Osmanlı`dan ayrılmak ve bağımsızlığını kazanmak amacıyla ayaklanma yapan ilk azınlıktır. Neyse. 

Sırbistan`ın başında o dönemlerde Avusturya-Macaristan ile barışçıl politika izleyen bir lider var fakat Sırp halkı feci şekilde gaza getirilmiş durumda, Avusturya-Macaristan topraklarının bir kısmından hak iddia ediyorlar ve bu yüzden onlara karşı barışçıl politika izlenmesine isyan ediyorlar. Bu lideri indiriyorlar tahttan, istedikleri gibi birini getiriyorlar başa. 

Sırbistan, Makedonya gibi balkan ülkelerinde birçok mason locası var o dönemlerde. Şimdi de öyledir belki. Bu locaların o zamanlarki en büyük faaliyeti, milletlere milliyetçilik gazı vermektir. Ekstra bir bilgi, Abd`nin 1. Dünya Savaşı`na katılması için şart koştuğu Wilson Prensipleri`nde "her ulus kendi kaderini kendisi belirler" şeklinde bir madde vardır. Milliyetçilik = Masonik faaliyet, bunu unutmayın. 

Sanırım Sırbistan`ı ziyaret ediyor bu Franz Ferdinand ve o sırada bir Sırp genci tarafından öldürüyor. Bu genc Sırbistan`ın en önemli mason localarından birine üyedir. Locanın ismini unuttum ama this is the truth baby. 

Tarihteki ihtilaller de genellikle mason kaynaklıdır. Fransız Devrimi, Kızıl İhtilal gibi milliyetçilik rüzgarı esen olaylar masonlar tarafından organize ve finanse edilmiştir. 

Zira Fransız Devrimi`nden sonra esen milliyetçilik rüzgarıyla çok uluslu devletler yarrağı yemiştir, başta Osmanlı ve Avusturya-Macaristan. Zira masonik ülkünün ilk emeli imparatorlukları yok etmektir. Bunun nedenini başka bir entry`de açıklarım, new world order dedikleri bok bu işte neyse. 

Kızıl Devrim ise tamamen masonlar ve hatta yahudiler tarafından finanse edilmiştir. (hala masonla yahudiyi aynı şey sanan gerizekalılar var bu arada. Yahudilik ile Siyonizm bile aynı şey değildir, karıştırmayalım. Siyonizme lanet okuyan, siyonist bayrakları yakan yahudiler de vardır. Farklı şeyler hepsi.) Zira Marx zaten bir yahudidir. Stalin ve Lenin 33. dereceden masonlardır. 

Tek Bir Dünya Cumhuriyeti Emeli [New World Order]

Masonluğun en büyük ideali, Tek bir dünya cumhuriyeti kurulmasıdır. Şimdi şirinler seyrederek büyümüş bir nesil olduğumuzdan "Aslında dimi lan ülke falan olmasın her yer benim vatanım olsun ne güzel ehehe" diye iç geçirebilirsiniz lakin öküzün bacağı öyle değil. 

Avrupa Birliği, Milletler Cemiyeti ve şimdiki adıyla Birleşmiş Milletler, masonların yüzyıllara dayanan çabalarıyla kurulmuşlardır. Yeni dünya düzenine giden yolda ısınma turlarıdır. 

Tek bir dünya cumhuriyeti demek, tek bir güç, tek ve çok sağlam bir otorite demek. 

Her şeyi daha iyi kontrol altına alabilmek demek. 

Peki insanlar en iyi nasıl kontrol altında tutulur? Kaostan Doğan Düzen lafını duymuşsunuzdur sanırım. 
Peki bu kontrol yöntemleri nelerdir? 

İlki zihin kontrolüdür. Medya, eğitim sistemi ve bize dayattıkları bu yaşayış biçimi onların zihni kontrol etme yöntemidir. Medyayı tamamen ellerinde tutarlar, sizin ne seyretmeniz uygun görülüyorsa onları seyredersiniz televizyondan. Ünlü yıldızların hayatlarına imrendirilirsiniz, dayattıkları hayat biçimini benimsersiniz. Yüzyıllardır bu zihin kontrolü uygulanmakta bizlere. 


Korku Politikası ve Terörizm

Bir diğer kontrol altına alma yöntemleri, korku politikasıdır. Amerika birleşik devletleri şu an bu politika ile yönetiliyor. Onlara "sadece evinizde ve işyerlerinizde güvendesiniz" mesajı dikte ettiriliyor yavaştan yavaştan. Hoş, bizim için de pek farklı değil ya. Yiyin için tüketin sıçın, gerisine karışmayın. 

Halka korku vermek, devlete ve bu düzene ihtiyaçlarının olduğunu göstermek ve vurgulamak için uygulanır. 

Bu korkuyu oluşturmanın günümüzdeki en popüler yöntemi terördür. 

Bakın bir süre abd`de bulundum ve tüm otobüs terminallerinde, havaalanlarında elektronik ekranlardan yazılar akar "lütfen bavullarınızı ortalıkta sahipsiz bırakmayın" gibisinden. Adamların aklı çıkıyor terörden. Ulan sanarsın amerika`da her gün biri dağa çıkıyor, ortalık terörden geçilmiyor. 

Son 10 yılda birkaç patlama olayları ve bir de meşhur 11 eylül`leri var ki bunların hepsi de zaten tezgah. 

Cahil bırakılmış toplumu yönetmek her zaman daha kolaydır. Zira size zıt gidebilecek, özgür düşünen beyinler yoktur. Eğitim sisteminin ta anasını sikeyim ben, saçma salak şeyler öğrenip duruyoruz 6 yaşımızdan beri ve sadece türkiye için konuştuğumu sanmayın, dünyanın her yerinde böyle. O cahil topluma bir de korku aşılarsanız, onları yönetmek koyun sürüsünü gütmekle aynı gibi olur. Etinden sütünden faydalanırsınız istediğiniz gibi. Bangır bangır terörizm diye bağırmaları, gözümüze gözümüze sokmaları hep bu korku politikasının ürünüdür.



Dünya Dışı Varlıklar ve UFO'lar

Her neyse gelelim UFO ve dünya dışı varlıklar mevzusuna. 

Nasa aralık ayında dünya dışı varlıklar hakkında açıklama yapacaz diye ortalığı ayağa kaldırmıştı hatırlarsanız. 

Bazı şeyler bana çok kasıtlı ve gözümüze sokulmak için yapılıyor gibi geliyor. 

Şimdi eğer evren sonsuzsa ki öyle, bu evrende tek olduğumuz düşüncesi bana çok aptalca geliyor. Dünya dışı varlıklar illa ki vardır. Belki çekilen fotoğrafların, vidyoların bir kısmı gerçektir. 

Fakat gözümüze gözümüze sokularak anlatılan o kaçırma hikayeleri, yok efendim Roswell olayı tamamen yalan dolandır. 

Şu meşhur otopsisi yapılan uzaylı vidyosunu biliyorsunuzdur, yine de link vereyim www.youtube.com 

Olum, buna inanıyor lan insanlar. Bi siktirin gidin allah aşkına, böyle bir soytarılık olamaz. 

Ve şu an insanları UFOlara inandırmak eskisinden çok çok daha kolay. Zaten yıllardır bize "biz bir şeyler biliyoruz ve sizden gizliyoruz." mesajı vererek ufoların bizimle temas halinde olduğunu yavaştan kabul ettiriyorlar. 

İyi de neden? 

Bakın bu söyleyeceğim bir komplo teorisi. Siktir lan da diyebilirsiniz fakat önyargısız bir şekilde yaklaşabilirseniz görebilirsiniz arkasındaki gerçeği. 

Yakında insanları kontrol altında tutmak için uygulayacakları korku politikasında "dünya dışı varlıklar tehditi" başrol oynayacak. 

Şu an birkaç yüzyıl sonrasında neler olup biteceğini tahmin edemeyiz tabi ki fakat dünya böylesine asırlık planlar ile yönetiliyor. Bunu göz önünde bulundurmakta fayda var. 

Ve nasa bilgi paylaşımında eski katı tutumunu yavaş yavaş elden bırakacaktır. Geçtiğimiz birkaç yıl içinde uydularına takılan bir ses kaydını da paylaşmışlardı medya ile. 

 

Hristiyanlık ve Pagan Dinleri Benzerliği I

Gelelim kilisenin şekillendirdiği hristiyanlık (bilhassa katolik mezhebi) ile paganizm, putperestlik ve hatta satanizm arasındaki benzerliklere. Bizlere anlatılan İsa`nın, Allah`ın elçisi Hz. İsa olmadığı gerçeğine. 

Biraz uzun bir yazı olabilir, okumaya üşenirseniz en azından resimlerine bakın amına koyim resim ekleyecem alta. 

Paganizmi uzun uzadıya açıklayıp kafa sikmek istemiyorum, fakat kabaca, çok tanrılı şu mitolojik dinlerin pagan dini olduğunu bilmeniz yeterli. Örn: Yunan, Mısır, Roma, Hitit mitolojileri gibi. 

Şimdi susuyorum, resimler konuşacak. Öyle coca cola`ya tersten bakmalı sikik uyduruk resimler değil, sadece varolmuş ve varolan şeyleri gösterecem. 

Kısa bir ön bilgi, Babil Paganizmi`nde balık tanrısı Dagon idi. Dagon ikiye doğru ayrık bir başlık, asa ve kendine has kıyafeti ile temsil edilirdi. Şimdi büyük kapışma başlasın, Dagon vs Papa, Ready, Steady, Go! 


                                       
Dagon
Papa




Seksi Fotoğrafları için Tıklayın

Dagon

Kilisenin Kullandığı Başlık
Dagon`un tasviri için Babil`de kullanılan sembol
Hristiyanlık`taki ichthys sembolü (Yunanca bildiğin balık demek.)
 

Başta ABD olmak üzere çoğu Hristiyan ülkesinde posta kutularında ve araba tamponlarında kullanılan balık sembolü


"Ee ne var ki, kullandıkları materyaller benziyor olabilir, eski gelenekleri değil mi sonuçta?" diyebilirsiniz, ilk başta ben de sormuştum bunu kendime. Tamam arkadaşım bi dk dinle, indir o eli. 

İncil`de birçok balık hikayesi vardır. Kutsal metinlerde ve incil`de isa`nın balıklarla ilgili mucizeleri olduğuna rastlarsınız. 

"İsa mucizevi bir şekilde 5000 insanı ekmek ve balıkla doyurmuştur" Matta 14:15-21, Luka 9:12-17, ve Yuhanna 6:4-13. 

Balık tutan havarilerine yardım eden isa`nın, tek başına 153 balık tuttuğu da incil`de geçer. Bu 153 rakamının da bir hikayesi vardı fakat inanın unuttum, okuyalı zaman geçti üzerinden. 

Bütün bunların tesadüf olduğuna inanmıyorum. Ne zaman bu tür dini, siyasi şaibeli konuları araştıracak olsam, antitez olarak karşılaştığım tek iddia "tesadüf" oluyor. Tesadüf diye bir şey yok arkadaşım, yok güzelim, yok canım benim valla yok. 





Hristiyanlık ve Pagan Dinleri Benzerliği II

Günümüzdeki İngiliz kraliyet ailesi`nın firavun soyundan geldiğini söylemiştim. Şu anki kraliçe ikinci elizabeth en yetkin dereceli masondur.

Bakın kendisinin şahsi twitter`ına göz atın, sahip olduğu ünvanlardan bazılarını bio`suna yazmış: "By the Grace of God, Queen, Head of the Commonwealth, Defender of the Faith, wife to the DoE, mother, grandmother, great-grandmother"

Emin olun bu şaşalı isimlerin hepsinin birer dayanağı var.

İllüminati, firavunların ışığında aydınlanır. İlluminate aydınlanmak anlamına gelir zira. kabaca, atalarının firavunlar olduğunu da söyleyebiliriz.

Eski mısır`ın gök tanrısı Horus`tur. Horus`tan bahsedeceğim biraz sonra durun bokum geldi bi sıçayım ehehe. Ayrıca horus konusu Zeitgeist`ta da işlendiği için "Zeitgeist terk amağagoyim ehoheo" adamcıklarına gün doğacak fakat yoğun Ateizm propagandası yüzünden pek tasvip etmesem de bu, Zeitgeist`ın doğru konulara işaret etmediği anlamına gelmez.



Hristiyanlık ve Pagan Dinleri Benzerliği III

Horus, Eski Mısır`da Güneş`i ve Güneş`in Doğuşunu temsil ederdi.

Mitolojik bir tanrı olan Horus ile İsa`nın hikayeleri arasında müthiş benzerlikler vardır. İncil`i yazan gürubun bir diğer esin kaynağı da kuşkusuz horus olmuştur.

Aklımda kalan bazı benzerliklerden bahsedeceğim.

Horus`un, tıpkı İsa gibi 12 havarisi vardır. Horus da, bize anlatılan İsa da , 30 yaşında vaftiz edilmişlerdir. Bunun gibi detaylar bunlarla kısıtlı değil ama ben de insan evladıyım amına koyim, hepsini ezberimde tutatam. Biraz araştırırsanız bulabilirsiniz aralarındaki şaşırtıcı sayıdaki benzerlikleri. Fakat gelelim can alıcı noktalara...

Horus, İsis adlı tanrıçadan doğmadır ve mısır kaynaklarında beraber resmedilirler.


Peki annesiyle beraber anılan, annesinin adına dualar okunan peygamberimiz kim?
 
 


Hangi ilahi dinde peygamberin annesi bu kadar önemli bir yer tutar?

İsis`in "Tanrı`nın Annesi", "Hayatın Annesi" gibi isimleri vardır. Meryem Ana (Mother Mary)`da olduğu gibi.

Zamanın din büyükleri ve tarihçileri, isa`nın doğumunu belirlemek için toplandığında, isa`nın kuvvetle muhtemel yaz mevsiminde doğmuş olabileceğini tespit etmişlerdir. Fakat kilisenin dayatmaları sonucu noel`in 25 aralık olması kararlaştırılmıştır.

Peki neden 25 aralık?

Horus`un güneşi ve güneşin doğuşunu temsil ettiğini söylemiştim değil mi?


En uzun gece 21 aralıktır biliyorsunuz. bu tarihten itibaren güneş tam 3 gün daha ufuk çizgisinde kalır ve ilk defa 25 aralıkta yükselmeye başlar. Gündüz geceyi yener, Horus`un ışığı dünyayı aydınlatır.

Peki tıpkı Horus`ta olduğu gibi Güneş ve Güneşin yükselişiyle tasvir edilen peygamber kim?
Hala büyük uğraşlarla putlaştırılan peygamber kim?



Yorum sizin.
 
 

İngiliz Kraliyet Ailesi ve Firavunlar

David Icke, İlluminati`nin reptilian (sürüngen) ırkından geldiğini söyler.

David Icke fikirleri açısından önemli bir adamdır benim açımdan. Bilemiyorum belki de onların bir adamıdır :) Fakat işaret ettiği bazı noktalar var ve size daha önce dediğim, bir şeyi okurken doğruları olabileceği gibi yanlışları da olabileceği meselesi aklınızda bulunsun.

Icke, bu kişilerin sahip oldukları bu mistik gücü reptilian ırkından olmalarına bağlamıştır. Icke`nin reptilian olayına (şahsen inanmıyorum) yorduğu husus, bu kişilerin cinlerle, başka boyutlarla iletişim kurma yollarını bulmuş olduklarıdır.

Hz Davud`un oğlu Hz Süleyman, israil krallığının kralı. Kuran`da da kendisinin emrinde cinlerin olduğu belirtilmiştir. Cinleri birçok ağır işlerde çalıştırmış ve birçok yapı yaptırmıştır. Günümüzde de kudüs`te bulunan Mescit Beyt-i Makdis, Hz Süleyman tarafından cinlere inşa ettirilmiştir.

Şimdi tarihi Hz Süleyman döneminden bir 300-400 yıl kadar geriye alalım. Mısır medeniyetine ait birçok mistik bulgu hala açıklanamamış vaziyette. Bunlardan en önemlisi piramitler. O devirde nasıl bir teknolojiyle yapılabilir piramitler? İnsan eliyle yapılamazdı.

En popüler iddia uzaylıların yardımlarıyla yapılmış olabileceği yönündedir. Uzaylı diye kamufle ettikleri nelerdi peki? Cinler... Şahsi fikrim piramitlerin cinler tarafından yapılmış olduğudur. Firavunlar cinlerle iletişime geçebilmiş kişilerdi. İlahi kitaplarda çok sık bahsedilir firavunlardan, firavunlar dünya tarihi açısından tahmin ettiğinizden de önemli kişilikler.

Zira şu an dünyayı yöneten bu elit kesim firavun soyundandır.

Firavunlar genetiğe ve kanbağına çok önem verirlerdi. Daha doğrusu firavun hanedanlığı çok önem verirdi bu konuya. Bu yüzden ensest ilişki firavunlarda çok yaygındı, birinci dereceden akrabalarıyla (anne ve kardeşleriyle) birleşerek genlerini olabildiğince saf halde korumayı başarmışlardır. En meşhur firavunlarından tutankamon da farklı bir anneden olan kız kardeşiyle evlenmiştir. İngiliz kraliyet ailesinde de ensest ilişki çok yaygındır. Oraya gelecem daha.

Tek tanrılı inancın yayılmasıyla firavunlara ne olmuştur? Roma imparatorluğu`na neden "holy" roman empire denir? Roma İmparatorluğu`nu yönetenler firavun soyundan olabilir mi?

Roma İmparatorluğu tarih açısından çok önemlidir, zira Batı Roma İmparatorluğu`nun yıkılması ve Doğu Roma İmparatorluğu`nun (Bizans) yıkılması, bir çağ kapatıp, başka bir çağ açan olaylardır.

Tanrı kral firavunlar, tek tanrılı inancın yayılmasıyla birlikte avrupa`ya göç etmişlerdir. Soylarını burada korumuş ve gizliden gizliye bu kıtada da yapılanmışlardır. Roma imparatorluğu`nu kuranlar ve yönetenler firavun soyundandır.

Yine günümüzdeki ingiliz kraliyet ailesi de firavun soyundandır. Bayrakları firavunlara ait simgelerle doludur. Bir kaynak elde ettiğim zaman dilerseniz sizlerle paylaşırım, şu an hangi sembolün hangi anlama geldiği aklımda değil. Bu bayraktan bahsediyorum bu arada www.cai.org

Mısır`da varolmuş ve kendini tanrı ilan etmiş, ardından yok olmuş bir hanedandan, m.s. 7. yüzyılda inmiş Kuran-ı Kerim`de neden bahsediliyor? Tek nedeni bu kişilerin tanrı olduklarını ileri sürmeleri ve zamanında çok zulüm etmiş olmaları mı?

Tek nedeni geçmiş değil. günümüzde ve gelecekte de yine firavunların hükmedeceği bir dünyada yaşıyor olmamızdandır.

Kraliyet Ailesi, Amerikan başkanları ve ünlüleri arasında gizlenen bir kanbağı vardır. Kraliçe Elizabeth`in Bush`un annesi olduğunu söylesem fazla mı ileri gitmiş olurum?

Bir de çok enteresan bir video, Bush Kraliçe Elizabeth`e ilginç bir espri (?) yapıyor. tinyurl.com bu video`nun sonlarında görebilirsiniz, Bush, Elizabeth`i kastederek "Bana sadece bir annenin çocuğuna bakabileceği gibi bakıyor" diyor. Enteresan lan.



Ateizmin Özendirilmesi I

Çok önemli bir şey söyleyeyim, Şeytan`ın en büyük oyunu, insanları kendisinin var olmadığına inandırmaktır. Bunu öğütler Lucifer kendisini tanrı kabul eden insanlara ve cinlere. Onun olmadığına inanırsanız tam da istediği şeyi yapmış olursunuz.

Valla hacılar, babamı kaybettikten sonra özellikle inancımı çok sorguladım. İnanmıyorum ben dediğim zamanlar oldu. Fakat tarih, siyaset, fizik ve dinler hakkında biraz derinlemesine araştırma yaptığınızda, müthiş işaretler buluyorsunuz. Yüzeysel bilgiler yerine, konunun derinine inerseniz inanın yöneleceğiniz taraf ateizm olmaz. Bu konuda yapılacak en önemli şey egoyu bir kenara bırakmak (ateizmin elit, islamın gerici ve gelenekçi olduğu düşüncesi) ve objektif kaynaklardan faydalanmaktır. Eğer bu iki şeyi başarabilirseniz, inanın içiniz zamanla daha da ferahlayacaktır.

He bu dediklerim benim şahsi fikrimdir tabi, bu böyle biline diye ahkâm kesmiyorum. Bakmayın burada nihat hatipoğlu tadında konuştuğuma, reelde malesef bu kadar dinine bağlı bir insan değilim, allah affetsin, günah olduğunu ve kendime zararı olduğunu bile bile yaptığım çok şey var. Neyse siktir edin beni, diyeceğim o ki önyargılarınızdan kurtulun taşağını yediklerim, çok rahatlarsınız.

Egonuzu ve önyargılarınızı kıramazsanız, "Siz hurileri hayal ediyosunuz ne kadar saçma yeeaaa pis yobazlar gemicik kömür kömür gemicik gemicik swh" diye içi boş, başkaları tarafından kabul görme, beğenilme kaygılı laflar eden ekşici olursunuz. Dışardan adam sanarlar ama temeli çürük bina gibi takılırsınız, zira küçümseme hissi yüzünden kabul etmediğiniz teklifler, reddettiğiniz bilgiler size çok şeyler kaybettirebilir.




MTV Yıldızları, Basın ve Medya Dayatması

Lady Gaga`nın da her zaman bir ilişkisi olduğunu düşünmüşümdür, neden mi? Ayrıca Madonna ve Britney Spears`ın da İllüminati kollarıyla bağlantıları var.


Neden mi?


Bakın size seyretmenizi istediği şeyleri seyrettiriyor, görmeniz gerekenleri gösteriyorlar. Şimdi paranoya yapıp "Laa şu filmde dünya yok oluyürdü, kesin mesaj vermek istiyürler amağa goyim" gibi düşüncelere girmeyin. Zihin kontrolü denen şey böyle yapılmıyor. Sizi oyalamak için önünüze sürdükler her şeyden, mtv`ye ve onun gibi içi boş şeylere özendirilmeye çalışılan gençlikten bahsediyorum.


3 sene önce Lady Gaga diye biri yoktu. Sonra sahiden poker face olsun, bad romance olsun, telephone olsun böyle akılda kalıcı şarkılarla piyasanın amına koydu bu kadın.


İyi de neden lady gaga?


Sesi çok mu güzel? Siktirin gidin amına koyim, tüm şarkılarında bilgisayar efektleri kullanılıyor ve emin olun o şarkılar kendisine verilse Lady Gaga`dan çok daha güzel söyleyebilecek birçok insan vardır.


Çok mu güzel bir kadın? Ehehe. Lady Gaga lan.


Çok mu yetenekli? Ulan onun yaptığı dansları yapacak, o şarkıları söyleyecek yüzbinlerce insan çıkar.


Böyle neden bu kadar çok ünlü oldu olduğu anlaşılamayan tipler gördükçe benim canım sıkılıyor.


Keza Madonna. Madonna`nın sesi güzel mi lan? Siktirin gidin şimdi.


O şarkılarla babaannem bile piyasanın amına koyar emin olun (mübalağa yaptım ciddiye almayın ananızı sikerim). O eğitimi aldıktan sonra onların yapacağı dansları, sahne şovlarını vesaireleri çoğu insan yapar.


Onlar, seçtiklerini sürüyorlar piyasa.


Onlar, kendilerinden olanları getiriyorlar bu pozisyonlara.


İş dünyasında da böyle, müzik dünyasında da, sinemada da. Emin olun. Hadi şimdi "siktür lağn komplocu ehoeheo" deyin tamam, ben de madonnanın 3 oktavlık mükemmel sesine hayran olayım bu arada.


İnsan Hayatını Kontrol Altında Tutma 

 

 Komplocu derler kendisi için eh nasıl demesinler fakat anlattığı çoğu şey akıl ve mantık çerçevesindedir, hoş bir adamdır, zekidir, İsmaildir, Türttür. The Biggest Secret (En Büyük Sır) adlı kitabından başlayabilirsiniz. Zaten bir başladınız mı gerisi gelir, çok akıcı anlatır, Prison Break`in birinci sezonu gibi adamdır amına koyim. Bu entry`de de David İcke`nin fikirleri olacaktır yer yer. Lakin şunu unutmayın, asla kendisinin söylediklerini körü körüne kabul etmeyin. Birçok önemli bilgi de verse, bazı fikirleri size yanlışa yönlendirebilir. sayfalarca yazılarını, saatlerce video'larını seyrettikten sonra vardım bu kanıya ehehe. Zaten şöyle acı bir gerçek var, kimse size "tamamen" gerçeği anlatmaz bu hayatta. O yüzden ayık olun canlar.

Size hiçbir şekilde ispatlayamacağım bir şeyden çok eminim. Benim varoluş amacım bu değil. Burada olmak değil. Eğer ki ben insansam ve doğadaki en gelişmiş canlıysam, iradem varsa, seçim yapabilme yeteneğim varsa, yaratıcı zekam varsa, ben sadece bu olamam. Şu anki maddeler dünyası sadece bir araç. "Önemli olan öbür taraftaki sınav mı diyon ehoeheoe", evet amına koyim öyle. Sınavını yemişim, sınavı geç, esas olay öteki tarafta. O öteki taraf dediğin nasıl bir şey bilmiyorum ama benim kafamdaki tüm sorulara yanıt bulabileceğim, tüm potansiyelimi kullanabileceğim, özümü keşfedebileceğim yer orası. Sahip olduğum 5 duyuyu tam potansiyeliyle kullanabileceğim yer orası. Kulaklarım şu an tokyo`da yere düşen bir yaprak sesini duyabilecek seviyeye, gözlerim dağın görünmeyen tarafını da görebilecek seviyeye varacak. Ve çok büyük ihtimalle bu sahip olduğum 5 duyuyla kısıtlı olmadığımı göreceğim, yeni duyularımı keşfedeceğim orada.

Sürekli insanın acizliğinden bahsederiz. "insanlık hali işte", "biz de insanız napalım" gibi kalıplar kullanırız. Evet insanız ve aciziz. Fakat aynı zamanda muazzam bir potansiyele sahibiz. O yüzden ben sadece yemek yemek, sıçmak, uyumak, işe gitmek, sevişmek için varolmuş olamam. Siktir git, istediğin kadar bilimsel veri dök önüme, bana bunu kabul ettiremezsin.

(İnanmayan arkadaşlar bu paragrafı es geçebilirler) Eğer ben allah`ın halifesiysem, onun sahip olduğu 99 sıfata sahipsem, benim muazzam güçlerim olmalı. Muazzam yeteneklerim olmalı. Psikoloji, konsantrasyon, mutluluk, huzur gibi kavramlar o potansiyelimizi dünyevi hayatta ne kadar zorlayabileceğimizi belirlemek için vardır.

Toparlıyorum.. Biz şu an içerisinde bulunduğumuz maddeler dünyasını sadece ve sadece 5 duyumuzla algılıyoruz. Fakat benim tam şu an, uzay boşluğunda kapladığım bu noktada, sahip olduğum insani 5 duyu dışındaki duyularla algılanabilecek olaylar, varlıklar, öğeler yer alıyor olabilir.

Ve o 5 duyuyu biraz daha indirgersek, bu maddeler dünyasında aklımızı kullanmamızda ve birikim sahibi olabilmemizde işimizi gören 2 duyumuz kalır geriye. işitme ve görme.

Peki benim bu duyularıma kimler ve neler hitap ediyor? Okul (eğitim sistemi), MedyaHayat koşulları (Kapitalizm ve onun yarattığı bir işte çalışmak zorunda olma durumu). İnsan hayatı aha bu 3 bokun etrafında dönüyor, bunlara göre şekilleniyor.

İnsan beyninin sol lobu materyalisttir, dünya gerçeklerini sol lobda depolarız. Sağ lobda ise yaratıcılık ve sanat zekası vardır. Bizden sürekli sol lobumuzu kullanmamız istenir. Bilhassa kişiliğin en çok şekillendiği yer olan okullarda. Sağ lobumu kullanmamı istemezler. Çünkü eğer insan o potansiyeline ulaşmaya çalışır, zihnini serbest bırakır, kısacası düşünebilen bir beyin haline gelirse bu huzursuzluk yaratır. Onların en çok korktuğu şey de düşünebilen bir akıldır.

Fakat onlar bizi 2 duyumuzla algılayabildiğimiz bu maddeler dünyasına hapsediyorlar. Bize dayattıkları bu iğrenç hayat bizim varoluş sebebimiz oluyor (yani biz öyle algılıyoruz demek istiyorum). Bize dayattıkları hayat diyorum, çünkü 6 yaşından 20`li yaşlara kadar beynimin sol lobumu kullanmamı istiyorlar benden ve bunun adına eğitim diyorlar. Çünkü eğitim bittikten sonra ise hayatını idame ettirebilmek için bir meslek sahibi olman, çalışman gerekiyor. kendini tanıyabilmek, geliştirebilmek ve yeni fikirler üretebilmek şansı verilmiyor sana. O zamanı alıyorlar elinden. İnanın şu an dünyadaki birçok meslek gereksiz. Doğa bize sonsuz nimetler sunmakta fakat biz ona yönelmek yerine kendi kurmaca hayatımızı yaşıyoruz.

Bu arada medyanın, onların bize seyrettirmeyi, duyurmayı uygun bulduğu bir zırvalık olduğundan bahsetmeme gerek bile yok sanırım ama yine de tek bir örnek verecem. Hayat siken, oyalatan, yaraktan bir şey medya ve hayatınızın her evresinde var. Şimdi bu medyanın nasıl yönlendirmelerle olduğunu sadece çok bariz bir örnekle açıklamaya çalışacam nacizane. David Fincher, Fight Club gibi inanılmaz bir filmle 1 dalda oscar`a aday oldu (o da en iyi ses dalıydı amına koyim, sanki Yüzüklerin Efendisi bu, felsefesi olan bir filmin aday olduğu dala bak). Neden? Çünkü tüketim toplumunu eleştirdi. Starbucks`a giydirdi, IKEA`ya sokuşturdu. Sistemi eleştirdi. Aynı Fincher, Social Network diye sikimsonik bir film çekti ve 4 altın küre aldı şimdiden. 8 dalda da oscar adayı. Neden? Facebook gibi insan hayatı siken vakit öldürücüsü bir bokun kurucusunun hikayesini anlattı. Bu kadar basit işte.

 

Atatürk Mason Mu I

Mustafa Kemal`in Makedonya locasına bağlı olduğu sıkça iddia edilir.

Şimdi öncelikle kolay kolay ispat edilebilecek bir konu değil. İnsana acaba dedirttirebilecek bazı hususlar olmasına karşın bana kalırsa aslı yok.

Peki nereden çıkıyor bu mason muydu iddiaları? Her lider için bu söylenti yaratılmıştır zaten fakat atatürk için neden bu kadar ısrar ediliyor?

Öncelikle Atatürk mason olsa dahi bu dünyanın sonu değil. Her şeyden önce Atatürk`ün "insan" olduğunu unutmayalım. Be hey dürzü milliyetçilerinin ayakları bir yere bassın. Objettif olarak değerlendirelim.

Osmanlı Endülüs`teki (İspanya) yahudileri kurtarmıştı hatırlarsanız. 15. yüzyılın sonları diye hatırlıyorum tam emin değilim. Bu yahudiler selanik şehrine yerleştirilmiştir. Selanik Yahudileri olarak da bilinirler. Selanik`te yahudi nüfusu vardır gerçekten.

Şemsi Paşa İlkokulu`na Sabetayist ailelerin çocuklarını gönderdiğini ve Mustafa Kemal`in hocasının sabetaycı olduğunu okumuştum birkaç yerde. Doğruluğundan emin değilim ama bu bilginin.

İttihat ve Terakkicilerin arasında birçok mason vardı. Ayrıca o zamanlar mason locaları bir sosyal kulüp gibiydi.

Bu yazdıklarım sadece Atatürk`ün masonlukla etkileşim içinde olan yerlerde bulunmuş olduğunu gösterir.




Atatürk Mason mu II

Evet Atatürk`ün mason nizam duruşuyla verdiği birçok poz var. Her ne kadar spesifik bir duruş olsa da sadece buradan yola çıkarak kimseye mason denilemez.

Bazı kaynaklarda Mustafa Kemal`in Makedonya locasına bağlı olduğu da geçer ve yine asılsız, ispat edilmemiş bir bilgidir.

Bu 2 popüler neden çok sık konuşulur fakat bana kalırsa üzerinde durulacak şeyler değildir, zira ikisinden de yola çıkarak hiçbir yargıya varılamaz.

Bu arada anti parantez, lütfen atatürk`ün mason olmadığını, milliyetçi olmasıyla ve mason localarını kapatmasıyla ispatlama çabasına girmeyin. Bu yanlışa çok düşüyoruz, zira milliyetçilik fransız devrimi`nden itibaren dünyaya salınmış bir mason tezgahıdır. İmparatorluklar bu sayede yıkılmıştır, masonluğun önündeki ilk engel imparatorluktu ve onları çok güzel elediler bu milliyetçilik gazıyla. Mason localarını kapatmasıyla da savunmayın, zira tekkeler kapanmışken mason localarının kapanmaması zaten çok saçma olurdu.

Atatürk`ün o zamanlar uğraştığı gerici, yobaz ve cahil kitle gerçekten az buz değildi. En yakınları bile onun dehasını anlayamıyorken, halk zaten din elden gidiyor propagandasıyla birçok kez kışkırtılmaya çalışılmıştır Atatürk aleyhine. Hilafeti kaldırmasını, masonik amaçla bağdaştıranlar vardır. Bakın biraz iyi analiz edebilirseniz Atatürk`ün masonik amaçlarla kesişen en büyük faaliyetinin belki de bu olabileceğini farkedebilirsiniz. Sakın yanlış anlamayın, masonik amaçla yaptığını farkedebilirsiniz demiyorum, bunun masonik amaçlarla kesiştiğinden bahsediyorum. Mason bir lider olsaydı da bunu kesinlikle yapardı demek istiyorum.

Şimdi hilafetin kaldırılması isabet olmuş bana kalırsa. kim sallıyordu zaten halifeyi? Ayrıca gerici kesimin etrafında toplanabileceği ve halkın dini duygularını istismar edebileceği bir kurum olması açısından da iyi ki kapatılmış, iyi ki.

Atatürk`ün hilafeti kaldırması, latin harflerini getirmesi, tekkeleri kapatması tamamen gerici zihniyeti kırmak, modern türkiye`yi yaratmak yolundaki adımlardır. İslam karşıtı bir şey yoktur.

Fakat benim aklıma en büyük acabayı sokan husus, ezanın 1932-1950 yılları arasında türkçe okutulmasıdır. Bakın ezanın türkçe okunmasını "insanlar anlasın diye" şeklinde savunmayın. arapça çok zengin bir dil olduğu için asla tam karşılığını çeviremezsiniz. ayrıca allahu ekber, "tanrı uludur" şeklinde okunmuştur 18 yıl boyunca. "la ilahe illallah"; "tanrı yoktur allah vardır" demektir. Allah ve tanrı arasındaki fark islam`da bu kadar net konmuşken, ezanın tanrı uludur diye okunması, dindar insanları çok üzmüş olsa gerek.

Atatürk`ün bana kalırsa en büyük hatası, döneminde türkçe ezan okunmasıdır. Ezanın türkçe okunması, hilafetin kaldırılması ve latin harflerinin getirilmesi gibi gericiliği kırmak için yapıldığı açık devrimler kadar neden yapılmış olduğu net değildir.

Sonuç olarak, elimizde başka veri yok. Atatürk`ün mason olabileceğini bu saydıkarımdan başka destekleyecek "asıllı" iddiaları bilenler varsa yazsınlar.

He sürekli Atatürk`ün neden mason olabileceği üzerinde durdum, çünkü hikaye değeri lan senaryo oydu. Neden mason olamayacağını açıklamaya gerek yok sanırım, adam ingiliz ve fransız`ın önünde kurbanlık koyun gibi bekleyen osmanlı`yı, kendi ayakları üzerinde durabilen bir cumhuriyete çevirdi. daha ne yapsın.




UFO Tezgahı ve Medya

Şimdi taşağını yediklerim, UFO deyip geçmeyin, yakında anamız bu hayali UFOlar yüzünden sikilebilir.

Sizce artık insanların kaçta kaçı UFOlara inanıyor? Özellikle 18-25 yaş arası üniversiteli kesimin büyük çoğunluğu UFOların varlığına inanır. Yeni jenerasyon UFOları çoktan bir realite olarak algıladı bile. Peki nasıl mı yapılıyor?

Allah aşkına google`a girin ve `nasa UFO` yazın. Şu şekilde haberler göreceksiniz, "nasa`nın gizlediği UFO dosyaları", "nasa UFO sırlarını açıklıyor", "nasa`da çalışan astronot x`in UFO itirafları".

Medya ufolar var diye bağırıyor, alın en popüler gazetelerimizin internet sitelerinde hangi sıklıklarla "UFO görüldü, UFO var" haberleri veriliyor görün,
Hürriyet: tinyurl.com
Sabah: tinyurl.com

Dünya`dan,
New York Times: tinyurl.com
BBC: tinyurl.com

Haber başlıklarına bir göz atın, hepsi "gizli UFO dosyaları açıklandı", "bilmemnerenin bilmemne şehrinde UFO görüntüsü" temalı haberler.

Önümüzdeki günlerde gösterime girecek olan ve büyük hasılat yapması beklenen Columbia Pictures imzalı film, Battle: Los Angeles.
Fragmanı burada: tinyurl.com
Fragmanın ilk 30 saniyesini seyredin, nasıl güçlü ve gerçekçi bir UFO propagandası yapılıyor farkediyor musunuz?

Siktir lan deme, artık yeni jenerasyon bu şekilde UFO`ların var olduğu bilinciyle büyüyor. Her yerden bu fikir bize empoze ediliyor. İşte bu da medya yoluyla yapılıyor. Medya medya medya, Allah`ın cezası medya. Önemsemediğiniz, üstünde durmadığınız her "UFO" haberi, sizin bilinçaltınıza çoktan işlenmiş oluyor.

Peki neden?

Dünya dışı varlıklar tehditi bahane edilecek, terörden sonraki korku politikaları UFOlar olacak.

Belki fake bir UFO saldırısı, belki planladıkları başka senaryolar var, fakat dünya dışı varlıklar bahanesiyle savaş çıkarabilecek duruma gelecekler. Ülkeler arası savaşları, uzaya taşıyacaklar.

Bu çok mu gerçekdışı geldi? Peki o zaman, ufo tehditini bahane ederek istedikleri yasaları çıkartabileceklerini iddia etsem?. Nasıl ki 11 Eylül tezgahından sonra Amerika`da insan haklarına aykırı, özgürlükleri kısıtlayıcı onlarca yasa çıkarıldıysa...
 
 
 

Size Dünyayı Satanistlerin Yönettiğini Söyleseler?

Bones and Skulls Yale Üniversitesi`nde kurulmuş sadece seçkin öğrencilerin üye olabildiği bir öğrenci topluluğudur.

Amerikalı cevval bir gazeteci bunların arasına sızmayı başarıyor ve ritüellerine ait görüntüleri ortaya çıkarıyor.

tinyurl.com (video)

Bu video`da David Gergen (Siyasi danışman ve Harvard`da hoca. Nixon, Ronald Reagen ve Clinton gibi birçok ünlü ABD başkanının siyasi danışmanlığını yapmıştır) ve malum görüntüleri kayda alan gazeteci arasında ufak çaplı bir atışma oluyor. Ritüeller hakkında soru sorulduğunda David abimiz oldukça geriliyor ve en sonunda gazeteciye "that`s not your damn business" diyerek olay mahallini tekrediyor.

Bones and Skulls toplantısından bir fotoğraf



Bush`un Satanizm işaretiyle verdiği sayısız pozdan birkaçı, emin olun böyle birçok fotoğrafı var:
 


İslam'da Deccal, Hristiyanlık'ta Antichrist. Onların getirmeye çalıştıkları bu. İnandıkları, tapındıkları, tanrıları kabul ettikleri ise Şeytan (Lucifer). Amaçları ne biliyor musunuz? dinleri dünyadan kaldırmak.

Üniversite öğrencisiyim ve birisi bir ortamda "namaz kılmaya gitcem" dese yüzüne olmasa da içten içe küçük görürüz o kişiyi. Artık Ateizm elitlik göstergesi oldu. İnsanlar hızla dinden soğutuluyor. Bakın din, bilhassa islam, medyanın, politikacıların, o irtica getirecek amanın diye korktuğunuz AKP`nin size dayatmak istediği şey değil. AKP konusuna girmek istemiyorum, fakat onlar da alkol yaşını 24`e yükseltip, silah ruhsatı taşıma yaşını 18`e düşürerek, din konusunda muallakta olan gençlerin dinden soğumalarına sebep oluyorlar. Görevlerini bilerek veya bilmeyerek başarıyla yapıyorlar.

Bakın, gerçek yobazlık, dinler hakkında olumlu şeyler söyleyen birisine "dinci, şakirt, yobaz" gibi yaftalar yapıştırmaktır.

Günümüzün en popüler yobazlığı budur ve bu artık çok moda.

Lan beni bilen bilir, dinlerle ilgili en ağır esprileri yapan insanlardan birisiyim bu sözlükte, ne kadar yobaz varsa da allah belasını versin, ne kadar İslam`ı sadece ibadet etmek olan bir din olarak gören ve insanlara böyle dayatmaya çalışan varsa onların ta anasını sikeyim. Fakat artık islam hakkında olumlu konuşmanın bile kötü algılandığı bir toplumda yaşamaktan rahatsızlık duyuyorum ve bunu da kendini "aydın, çağdaş, idealist" olarak gören, pazarlamaya çalışan sığ, altyapısız gerizekalılar yapıyor.

Televizyonu bu yüzden kapatın diyorum. Ananızı sikiyor o televizyon yıllardır, gerizekalı MTV yıldızlarını, salak ve neden ünlü olduğu anlaşılamayan vasıfsız zenginlerin yaşam tarzlarını, sizlere bu dünyadaki en büyük doyum noktasıymış gibi dayatmaya çalışıyorlar. Sizi tüketmeye, tüketmeye ve sadece tüketmeye özendiriyorlar.

Her neyse, konuya dönecek olursak. Bu adamların bu işte gizliliklerini korumalarının en büyük sebebi ise, insanların şeytan`ın varlığından haberdar olmalarını istememelerindendir. Zira Şeytan`ın varlığını öğrenen birisi, otomatikman Allah`ın da varlığını kabul etmiş olacaktır.

Bu elit kesimin neden Allah varken Şeytanı tanrıları kabul ettiklerinin sorusunun cevabını onlardan başka bilen olduğunu sanmıyorum. Bununla ilgili daha önce fikir yürütmüştüm, bilmediğimiz şeyleri biliyor olabilirler, şeytanın vaatlerinin büyüsüne kapılmış olabilirler, bilemiycem. Bir diğer nedeni de ritüellerinde inanılmaz bir tatmin elde etmeleri olabilir. Ayinleri cinsellikle çok fazla haşır neşir ve belki de o ayinlerde ulaşabileceğiniz en yüksek dünyevi hazlara ulaşıyorlardır, bilemiyorum.

Kimsenin fikrine müdahale etme hakkım yok, öyle bir tip de değilim zaten, değil bilgisayar başında tanımadığım insanlar, can dostu olarak gördüğüm arkadaşım gelse ben lahmacuna tapıyorum olum dese çok da sikime derim.

Fakat sizden bir şey rica edeceğim. Lütfen sizi dünyevi zevklerin ihtişamına kaptırmalarına izin vermeyin. Özendirmeye çalıştıkları, dayattıkları şey dünyevi zevkler, çünkü emelleri, dünya inançsız ve dünyevi zevklere köleleşmiş insanlarla dolduğunda gerçekleşecek.




Rothschild, İsrail ve Dünya Savaşları

İsrail devleti`nin kurucusu Rothschild Ailesi`dir.

Nasıl mı?

İsrail`in kuruluşu Mayıs 1948`tir. İkinci Dünya Savaşı`nın sonları olması sizce bir tesadüf mü? Hem Birinci, Hem İkinci Dünya Savaşı`nın en en en temel sebebi hicaz bölgesinde, kudüs başkentli bir yahudi devleti kurulacak olmasıdır. Büyük emelleri olan Tek Dünya Cumhuriyeti`nin başkenti de Kudüs olacaktır.

Rotschild Ailesi`nin nasıl devletler üstü güce sahip olabildiğini ve dünyanın öncül devletleri ile olan ilişkilerinden bahsedecem..

Rothschild Ailesi Amerika`nın kuruluşu sırasındaki Amerikan-İngiliz kolonileri çatışmalarında gizliden gizliye Amerika`yı desteklemiştir. Rothschild Ailesi Amerikalılara silah ve para yağdırmıştır. bunun kaşılığında george washington`dan, kurulacak olan amerikan devletinin parasını basma hakkını kendilerine vermesini istemiştir. Amerikan Doları`nın basımı Rothschild Ailesine aittir.

Ardından İngiltere-Fransa savaşında destekledikleri taraf ise fransa olmuştur. Bu Fransa savaşı esnasında savaşı İngiltere`nin kazandığı hakkında bir spekülasyon yaratarak tüm İngiliz halkının parasını borsaya yatırmasına sebep olmuşlardır. Fakat İngiltere`nin savaşı kaybettiği ortaya çıkınca, rothschild ailesi adeta İngiltere`nin gizli sahibi haline gelmiştir. Büyük paralar kırmıştır. İngiltere Rotschild`e olan borcunu ödeyemez ve Bank of England resmen Rothschild`e devredilir. Ardından yine o meşhur tekliflerini bu sefer İngiltere`ye yaparlar, paranızı biz basalım borcunuz silinsin. Böylelikle Sterlin`i basanlar da kendileri olurlar.

Birinci Dünya Savaşı`ndan perişan bir şekilde çıkan almanya nasıl kısa bir sürede tüm dünyaya kafa tutabilecek kadar güçlenmiştir? Cevap: Rothschild Rothschild Rothschild. Bu yardımı yapacak olmalarının bedeli ise tabi ki alman merkez bankası`dır. Alman ekonomisine de bu şekilde hakim hale gelirler.

Başta avusturya ve rusya olmak üzere osmanlı`ya düşman devletleri ve ayaklanma çıkarmaları için osmanlı azınlıklarını destekleyen ise yine Rothschild olmuştur. Rothschild Ailesi osmanlı`ya da ahlaksız teklifte bulunmuştur. Hayır banka veya para değil, osmanlı`dan alacak çok daha değerli bir şeyleri vardır. Rothschild, Abdülhamit`e Filistin, Kudüs ve Hicaz`ı vermesi karşılığında Osmanlı`nın tüm dış borçlarının silineceğini, balkanlarda ve Kuzey Afrika`da kaybettiği toprakları geri alacağı garantisini vermiştir. Abdülhamit bunu reddetmiştir. Kabul etseydi her şey şu an çok mu farklı olurdu? hayır. Zira osmanlı üzerindeki yüzyıllara dayanan planlar er geç faaliyete geçecekti.

Birinci Dünya Savaşı ile yahudi devletinin kurulması için gerekli finans sağlanmıştır. Kutsal topraklar da (Kudüs ve Civarı) Osmanlı`nın elinden alınmıştır. Yahudi Devleti`nin kurulması için gerekli son bir şey daha kalmıştır, o da bu topraklarda yaşayacak yahudilerdir. Fakat Avrupa`da halinden memnun olan yahudiler nasıl ikna edilecekir? Bu sorun İkinci Dünya Savaşı`nda çözüme kavuşturulur.

Adolf Hitler`in başa getirilmesi ve onun Faşist Poltikası, Rothschild oyunlarıdır. Yahudilerin yıllar boyunca katledilmesi yine Rothschild`ler tarafından telkin edilmiştir. Bu sayede soykırıma uğrayan yahudilerden sağ kalanlar İsrail Devleti`ne geleceklerdi. Netekim öyle de olmuştur.

Milyonlarca insanın öldüğü, mağdur olduğu, maddi ve manevi inanılmaz kayıplar verilen iki dünya savaşı`nın da amacı buydu ve amacına ulaştı. Hicaz bölgesinde bir yahudi devleti olan İsrail Devleti, 1948 Mayısı`nda resmen kuruldu.

Şimdi beyniniz amcıklamış olabilir. E bu Rothschild ailesi yahudiydi hani, neden yahudi katliamını finanse ettiler, nasıl hitler`i destekleyebilirler? Bunları soruyonuz dimi... Bu adamlar yahudi diyoruz da, tanrıları Allah, peygamberleri Hz Musa mı sizce? Bu adamların ne dini ne milleti var taşağını yediklerim. Sadece bir tanrıları var, o da Şeytan.

Acı ama gerçek.

Dünyayı yöneten devletler üstü gücün sahipleri Şeytan`a hizmet etmekte.

Tüm bu güce sahip olmalarının ve sürekli daha fazlasını istemelerinin başka nasıl bir açıklaması olabilir? Mutlaka altında çok daha "kutsal" bir amaç olmalı...

3 yorum:

  1. çok değişik bir site...enteresan konu başlık ları var.güzel konulara değinmişsiniz.yalnız bu sitenin daha ön planda olması için biraz daha çalışmanız lazım.zira çok yararlı bilgiler var....
    http://www.sanattarihivearkeoloji.com/

    YanıtlaSil
  2. cok güzel bir yazı insan ne diyeceğini şaşırıyor devamını bekliyorum.

    YanıtlaSil
  3. merhabalar bende yazılarını dikkatle okuyorum saptamaların çok doğru sakın bırakma ve bizi aydınlatmaya devam et diyorum. Gelecek başlıkları merakla bekliyorum.

    YanıtlaSil